
Omuz çıkığı, omuz ekleminin iki ana kemiği olan humerus (üst kol kemiği) ve skapula (kürek kemiği) arasındaki ilişkinin bozulmasıdır. Omuz eklemi, vücudun en hareketli eklemlerinden biridir, bu nedenle çıkık oluşma riski yüksektir.
Omuz çıkıkları genellikle travma, düşme, ya da aşırı gerilme sonucunda meydana gelir. Çıkık, tam ya da kısmi olabilir. Omuz eklemini bir arada tutan yapıların direncinde azalma, çıkığın öne, aşağıya, arkaya veya çeşitli yönlere doğru oluşmasına neden olabilir.
Bu durumda hasta, yüzerken, yukarıya uzanırken ya da uyurken bile omzunun çıkmasına tanık olabilir. Eklem kapsülü veya kapsülün kemiğe yapıştığı labrum dokusu yırtılabilir, bu da daha fazla soruna yol açabilir.
Omuz çıkığı tedavisinde uygulanacak yöntem, çıkığın türüne ve şiddetine bağlı olarak değişiklik gösterir.
İlk defa oluşan omuz çıkıkları genellikle istirahat ve fizyoterapi ile tedavi edilir. Bu süreçte omzun eski hareket kapasitesine dönmesi ve eklem bağlarının güçlenmesi hedeflenir.
Tekrarlayan omuz çıkıklarında ise yırtılan bağların tamiri için cerrahi müdahale gerekebilir. Cerrahi tedavi, iki ana yöntemle gerçekleştirilir:
Omuz çıkığı ameliyatları, omuzdaki kemik ve eklem bağlarına yönelik yapılır. Ameliyat türü, hasarın büyüklüğüne bağlı olarak belirlenir.
Kemik hasarının olmadığı veya az olduğu durumlarda, yırtılan bağlar artroskopik yöntemle tamir edilebilir. Küçük kesilerle eklemin içi bir kamera yardımıyla görüntülenir ve yırtılan dokular eski yerine dikilir.
Bu ameliyat, özellikle Bankart lezyonu ve kapsüler yırtık durumlarında uygulanır. Ameliyat sonrası rehabilitasyon süreci oldukça önemlidir.
Omuz çıkığı ameliyatından sonra hastaların yaklaşık 4 hafta boyunca omuz askısı kullanması ve fizyoterapiye başlaması önerilir. İyileşme süresi hastadan hastaya değişiklik gösterebilir, ancak genel olarak:
Omuz çıkığı ameliyatı sonrasında, dikkatli bir rehabilitasyon ve egzersiz programı ile tam iyileşme sağlanabilir.

Her şeyi ve tedavi planını veya tedavileri sorabilirsiniz